MEHMET AKİF
Mehmet Akif, veterinerlik fakültesini bitirmiş ama edebiyatla uğraşan bir yazardır. Yazdıkları, edebiyat dünyasında batıyı özenenler tarafından küçümsenir. Ama o inatla Türk insanının inançlarından uzaklaşmasını eleştiren yazılar yazmaya devam eder. 

Onu sevmeyenler eski kafalı olduğunu öne sürmektedir. Onu küçümseyenler savaş çıktığında duraksar. Ama kısa sürede toparlanıp bu seferde Almanya’yı övüp, yönetime yakın durmaya çalışırlar. Mehmet Akif’in düşüncelerinde haklılığı İngiltere ve Fransa’nın davranışlarıyla ortaya çıkmaya başlamıştır. Savaş sosyal hayat üzerinde etkisi hissettirse de aydın kesimin yaşamına yönelik bir tehdit değildir. Mehmet Akif’e göre bu bir ölüm kalım savaşıdır. Bu sefer Osmanlı’nın yaşamasına izin verilmeyecek toptan yok edilecektir. İlk defa aydın kesimle, fakir Anadolu’nun kaderleri aynı noktada kesişmiştir. Alman İmparatoru tarafından yapılan daveti, Teşkilat-ı Mahsusa Başkanı Eşref Bey’in ısrarıyla kabul eder. 

Orada, savaşırken Almanlar tarafından esir alınmış Müslüman askerlere durumu anlatır. Kendini paralarcasına koşuşturmaktadır Mehmet Akif. Kafasında, onu rahatsız eden bir düşünce vardır. Ona göre yaptıkları cephedekilerin yanında hiçbir şeydir. Bu insanlara daha fazla hizmet etmek zorundadır. Bu arada Çanakkale’den kötü haberler gelmektedir. Mehmet Akif çevresine umut verir. Ona göre, küçümsenen, geri kafalı, fakir denilen Anadolu insanı devletini kurtaracaktır. Bu insanlara yaptıklarının boşa olmadığını gösterecek bir şeyler yapmalıdır. 

Eğer yapamazsa kendisini affedemeyecektir. Kendisini rahatsız hissetmektedir. Bu rahatsızlık Çanakkale’den gelen zafer haberiyle sona erer. Zafer sevincini nasıl yaşayacağını düşünürken aradığı çözümü bulur. Orada ölenler adına yapabileceği en iyi işi yapacaktır. Böylece geceler boyu oturup Çanakkale Şehitleri şiirini yazar. Mehmet Akif bir kere daha haklı çıkmıştır. Osmanlı devleti zayıfta olsa, Türk milleti zayıflamamış haksızlığa karşı hala ilk günkü gibi güçlüdür. lyas’ın bulunduğu siper, Aşık Mustafa, Aşık Hüseyin, Aşık Ömer’in adlı üç halk ozanının olduğu siperdir. Üç halk ozanı olmasına rağmen sadece Aşık Ömer’in sazı vardır ve oda sazıyla akşamları yanık türküler söylemektedir. 

Türküleri, İngilizlere bile savaşın vahşetini unutturmaktadır. Bir saldırı sırasında Aşık Ömer şehit olur. İlyas ve arkadaşları onu sazından ayırmaz ve ellerindeki tek sazı onunla birlikte gömerler. Bu ölüm İlyas için bir dönüm noktası olur. Artık eve dönmekten umudunu kesmiştir. O da Çanakkale’de ölecektir. Geride bıraktığı karısı Gülcan, kızı Gülbahar’ı kasabanın Bektaşi dedesi Haşim Baba ve oğlu Muhammed Ali’ye emanettir. Kasabada ise Muhammed Ali, Zeynel’le birlikte babasının sohbetlerini dinlemekte dergahın işlerini görmektedir. 

Zeynel aslında Ravel isimli bir İngiliz ajanıdır. Haşim Baba Zeynel’in aslını bilir ama kendi özünü bulabilmesi için ses çıkarmayıp vicdanıyla baş başa bırakmayı tercih eder. Zeynel’in (Ravel) Bektaşi geleneğini ve öğretilerini gördükçe vicdan azabı her geçen gün artmaktadır. Muhammed Ali, abisi olarak gördüğü Hıdır’ın şehitlik haberini aldığında kararını verir ve asker olarak gönüllü yazılır. Muhammed Ali’nin bu tavrı Zeynel’in karar vermesini sağlar. Muhammed Ali, Çanakkale’ye gönderilir. Orada İlyas’ın bölüğüne düşer. İlyas, Aşık Mustafa, Aşık Hüseyin ve Muhammed Ali omuz omuza savaşmaya başlar. Akşamları Aşıkların atışması askerin en büyük neşe kaynağıdır. 

İngilizlerse Aşık Ömer’i merak etmektedir. Sonunda bir mesaj yazıp onun neden türkü söylemediğini sorarlar gelen cevap iç burkucudur; O arkadaşımızı geçen hafta vurdunuz. Bu sırada Türkler, İngilizleri söküp atacak yeni bir taarruza başlar. Yeni saldırıyla birlikte İngilizler siperden geri çekilmek zorunda kalır. Fakat Muhammed Ali de şehit olanlar arasındadır. Savaşın sonunda İlyas evine döner. 

Haşim Baba’ya oğlunun ölüm haberi gelir. Haşim Baba da oğlu Muhammed Ali’nin resmini dergahta asılı Türk bayrağının üstüne koyar ve ona yazdığı nefesle adını ölümsüzleştirir.
Diğer Hikayeler
Kınalı Kuzular 2021 Tüm Hakları Saklıdır
Bu Site Yozgat Platformunun Bir Kültür Hizmetidir. Tüm Şehitlerimizin Ruhu Şadolsun!